Evlilik yaşı giderek yükseliyor

AÇSAP’ın raporuna göre, Türkiye’de her yıl yaklaşık 2 milyon gebelik oluşuyor, buna rağmen 1.5 milyon civarında bebek dünyaya geliyor. 20 yılda kadınların evlenme yaşı 2 yıl yükseldi.


Yüksek Sağlık Şurası, aile planlaması hizmetlerinden yararlananlara uygulanan malzemelerin, kişilerin bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumlarından karşılanmasına, sosyal güvencesi olmayan ve ödeme gücü bulunmayanların malzeme ihtiyaçlarının ise devlet tarafından temin edilmesine karar verdi.


Yüksek Sağlık Şurası’nın son toplantısının gündemine alınan “Türkiye’de Kadın Sağlığı ve Anne Ölümleri” konusunda, Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması (AÇSAP) Genel Müdürlüğü, “Türkiye’de Kadın Sağlığının ve Anne Ölümlerinin Durumu” konulu raporunu inceleyerek tavsiye kararı aldı.


       AÇSAP’ın raporuna göre, Türkiye’de 15-49 yaş arasındaki kadınların sayısı yaklaşık 18 milyon. Üreme çağındaki kadınların yüzde 69’u halen evli, 45-49 yaş grubu kadınların yüzde 1.7’si hiç evlenmemiş. Türkiye’de her yıl yaklaşık 2 milyon gebelik oluşuyor, buna rağmen 1.5 milyon civarında bebek dünyaya geliyor. 

Türkiye genelinde ilk evlenme yaşı giderek yükselirken, 45-49 yaş grubu kadınlarda 18.4 olan ilk evlenme yaşı, 25-29 yaş grubundaki kadınlarda 20.4’e çıkıyor. 

Rapora göre, 20 yılda kadınların evlenme yaşı 2 yıl yükseldi.
       Gebelikte sağlık kontrolü yaptıran anne adaylarının sayısı artarken, halen 3 gebeden birisi doğum öncesi bakım almıyor. 

Üreme çağındaki kadınların yüzde 68’inde gebelik açısından en az bir riskli durum bulunurken, gebelikte beslenme yeterli ve dengeli yapılmıyor. Son 30 yılda, ana-çocuk sağlığında önemli adımlar atıldığı saptanırken, bebek ölüm hızı binde 208’den binde 35’e, anne ölüm hızı ise yüzbinde 208’den yüzbinde 49’a düştü. 

Yetkililer, düşüşe rağmen, saptanan kadın ölümlerinin oldukça yüksek bir düzeyde olduğunu belirtiyor.
       
RİSKLİ GEBELİKLER
       Anne ölümleri, bütün 12-55 yaş grubu kadın ölümlerinin yüzde 5.1’ini oluşturuyor. Anne ölümlerinin 34’ü “19 yaş ve altı” ve “35 yaş ve üzeri” gebelik ve doğum açısından riskli yaş gruplarında görülürken, ölümlerin yüzde 62.5’i kırsal veya şehirlerin yoksul kesimlerinde yaşanıyor. 

Her 3 anne ölümünden birisi ilk gebelikte, diğeri ise 5. veya daha üzeri gebeliklerde görülüyor. Anne ölümlerinin yüzde 67’si’nin kanama, enfeksiyon ve toksemiden kaynaklandığı belirtilirken, bunların nitelikli ve düzenli doğum öncesi bakım ile kontrol altında tutulacağına işaret eden yetkililer, böylelikle 3 anne ölümünden 2’sinin kolaylıkla önlenebileceğini ifade ediyor. 

Türkiye’de doğumların yüzde 72.5’i sağlık kuruluşunda, yüzde 26.7’si evde gerçekleşiyor. Bu oranlar Batı’dan Doğu’ya gidildikçe azalırken, Batı’da sağlık personeli yardımıyla gerçekleştirilen doğumların oranı yüzde 92, Doğu’da ise yüzde 52 olarak belirlendi.
       
YÜKSEK SAĞLIK ŞURASI KARARLARI
       Yüksek Sağlık Şurası’nın son toplantısında, “Türkiye’de Ana Sağlığı ve Ana Ölümleri” konusu görüşülerek, AÇSAP’ın raporu değerlendirildi. Şurada alınan tavsiye kararına göre, tüm kademelerde görev alan her türlü sağlık personelinin bilgi ihtiyaçları karşılanarak, gebe izlenimleri, doğum ve ölüm kayıtları başta olmak üzere tüm kayıtların düzenli ve tam olarak tutulması sağlanacak. 

2002 yılında bu konuda ilgili bütün sektörlerin katılımıyla geniş kapsamlı bir kampanya ile konu gündemde tutulacak. Aile planlaması hizmetlerinden yararlananlara uygulanan malzemeler, kişilerin bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumlarından karşılanacak, sosyal güvencesi olmayan ve ödeme gücü bulunmayanların malzeme ihtiyaçları ise devlet tarafından temin edilecek.

Facebook'ta Paylaş
Dugunum Ana Sayfa

Dugunum.com Pagerank
Mesajlar2005-2006 2007 2008 2009 | Gazete Keyfi
Copyright © 2001, 2015 Dugunum.Com,Net,Org İstanbul - Tüm Hakları Saklıdır. | İletişim
Dugunum.Com sitesinin içeriği tasdixlenmiştir, izinsiz kullanmayın